<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Saglıklı yaşam ipucları</title>
	<atom:link href="http://www.sdxbcmy.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sdxbcmy.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sun, 30 Nov 2008 15:50:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.5</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Merhaba dünya!</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/11/30/merhaba-dunya/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/11/30/merhaba-dunya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2008 15:50:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sdxbcmy.com/?p=1</guid>
		<description><![CDATA[WordPress&#8217;e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>WordPress&#8217;e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/11/30/merhaba-dunya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Neden Erkeklerden Daha Uzun Yaşıyor?</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/kadinlar-neden-erkeklerden-daha-uzun-yasiyor/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/kadinlar-neden-erkeklerden-daha-uzun-yasiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 16:13:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Psikolojik Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Kadınlar Neden Erkeklerden Daha Uzun Yaşıyor?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[Sanayileşmeyle karşı karşıya olan dünyamızda kadınlar hala erkeklerden 5-10 yıl fazla yaşıyor.Verilere göre 100 yaşını geçen kadınların yüzde 85′i kadın.. Boston Üniversitesi Yüz Yılı Aşkın Yeni İngiltere çalışmasını yapan Tom Perls Time’a kadınların erkeklerden neden uzun yaşadığı sorusunun yanıtını verdi.  
Kadınlarda erkeklere göre daha az kardiyovasküler hastalıklar görülmesinin, daha uzun yaşama nedenlerinden en önemlisi olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px; line-height: normal; font-family: verdana;">Sanayileşmeyle karşı karşıya olan dünyamızda kadınlar hala erkeklerden 5-10 yıl fazla yaşıyor.Verilere göre 100 yaşını geçen kadınların yüzde 85′i kadın.. Boston Üniversitesi Yüz Yılı Aşkın Yeni İngiltere çalışmasını yapan Tom Perls Time’a kadınların erkeklerden neden uzun yaşadığı sorusunun yanıtını verdi.  </span></p>
<p align="left">Kadınlarda erkeklere göre daha az kardiyovasküler hastalıklar görülmesinin, daha uzun yaşama nedenlerinden en önemlisi olduğunu belirten Perls, kadınların uzun yaşamasının sırlarını şöyle sıraladı;</p>
<ul>
<li>Kadınlarda kalp damar problemleri 70 ila 80′li yaşlar arasında görülürken, erkeklerde 50 ila 60′lı yaşlarda rastlanıyor. Doktorlar bunun nedeninin uzun zaman östrojen olduğunu düşündü ancak yeni çalışmalar bununla ilgili olmadığını gösterdi.</li>
<li>Kalp rahatsızlıklarının kadınlarda az olmasının nedeninin kandaki demir oranının farklı olmasından kaynaklanabileceği de gündeme geldi. Bu nedenle erkeklerin kadınlara göre daha az kırmızı et tüketmeleri öneriliyor. Çok fazla kırmızı et yiyenlerin yemeyenlere oranla kalp krizi riskinin daha yüksek olduğu da veriler arasında yer alıyor.</li>
<li>Kadınların uzun yaşama nedenlerinden biri kadınların 2 X kromozomu olması olabilir. Erkeklerin sadece bir X ve 1 Y kromozomu vardır. Kadınlar yaşlanma ve hastalıklardan, gendeki ikinci X kromozomunun hücreleri destekleyici etkisi sebebiyle korunabilirler. Erkekler bu lükse sahip değiller ve böyle bir seçim yapamazlar.</li>
<li>Bazen sigara ya da alkol kullanmasına rağmen 100 yaşına kadar yaşamış erkeklerle karşılaşıldığı olabilir ancak bu çok çok nadir oluyor. Neyin kime, ne kadar zarar vereceğini henüz bilinemiyor. Vücuttaki uzun yaşam genleri gerçekten çok özeldir ve 80′lere kadar yaşamayı sağlayabilir. Ancak diğer hastalık genleri ise uzun yaşam genlerinizi olumsuz etkileyebilir. Bu hastalıklı genler X kromozomu üzerinde bazı hastalıklara neden olabilir. Bu durumda kadınlarda iki X kromozomu olması avantaj olurken, erkeklerin ne yazık ki böyle bir şansları yok.</li>
<li>Erkekler 19′lu yaşların sonunda 20′li yaşlarına girerken “erkeklik hormonu fırtınası- testosterone storm” yaşarlar. Hormon seviyeleri oldukça yüksek ve değişken özelliktedir. Bu genç erkeklerin emniyet kemeri takmadan araba kullanma, aşırı alkol alma, silah çekme, bıçak kullanma gibi tehlikeli davranışlarda bulunmasına neden olabilir. Bunlar erkek ölümlerinde en başta gelen sebepler arasında yer alır.</li>
<li>Erkeklerin ölüm nedenleri arasında depresyon da başta gelir. Verilere göre intihara kalkışan erkeklerin kadınlardan daha başarılı oldukları ve yaşamlarını yitirdikleri biliniyor.</li>
<li>Uzmanlar erkeklerin de kadınlar kadar hatta daha uzun yaşayabileceklerini belirtiyor. 100′lü yaşlara kadar yaşamak isteyen erkeklerin hastalıklarla doğru mücadele etmesi, yaşlandıkça hasta değil daha sağlıklı hissetmek için çabalaması gerekiyor.</li>
<li>Genel olarak erkeklerin kadınlardan daha kötü yaptıkları 3 şey var; çok fazla sigara içmek, yüksek kolesterollü çok yemek yemek ve stres atamamak..</li>
</ul>
</h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/kadinlar-neden-erkeklerden-daha-uzun-yasiyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüslerin Bakımı</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/106/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/106/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 12:17:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Göğüslerin Bakımı]]></category>

		<category><![CDATA[Memelerin Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/106/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Kızlarda meme gelişimi 8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye başlar.
Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir.
Kızlarda meme gelişimi başladıktan birkaç sene sonra sütyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglik.forumman.com/wp-content/bakim.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.saglik.forumman.com/wp-content/bakim.jpg" alt="" width="271" height="380" /></a> </p>
<p>Kızlarda meme gelişimi 8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye başlar.</p>
<p>Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir.</p>
<p>Kızlarda meme gelişimi başladıktan birkaç sene sonra sütyen giyme gereksinimi doğar.</p>
<p>Genç kız ne zaman sütyen giyme gereksinimi olduğunu en iyi kendisi anlar. Bir genç kıza sütyen almasında yardımcı olabilecek en yakın kişi annesi veya ailesinden birisidir. Öncelikle hangi boy sütyen alınmasına karar vermek gerekmektedir. Bunun için öncelikle göğüs çevresi göğüs altından mezurle ölçülür, bu sütyenin beden büyüklüğünü vermektedir. İkinci ölçüm ise kalıp için gerekmektedir. İkinci ölçüm göğsün meme uçlarından yapılan ölçümüdür. Göğüs altı ile göğüs uçları arasındaki ölçümler arasındaki fark hesaplanır. Bu fark 15 cm.den az ise B kalıbı, 15-22 cm arasındaysa C kalıbı ve 22 cm den büyükse D kalıbıdır. İlk defa sütyen takarken pamuklu dokumadan, göğüsleri rahatça saran ve destek olanlar tercih edilmelidir.</p>
<p>Sütyen doğrudan vücuda giyilen bir çamaşır olup, sık sık değiştirilmesi gerekmektedir. Sütyenlerin yıkanma kuralları ise genellikle üzerinde bulunan kullanım kılavuzunda bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/106/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tütün Aşısı</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/tutun-asisi/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/tutun-asisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:28:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<category><![CDATA[Tütün Aşısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Stanford Üniversitesi’nden Profesör Ronald Levy’nin başkanlığındaki ekip bu aşının yan etki olmadan kanser tedavisine bir çare olabileceğini belirtti.
Levy ve ekibi, geliştirilen aşıyı lenf bezi kanserine yakalanan 16 hasta üzerinde denedi. Hiçbirinde yan etki görülmeyen hastaların yüzde 70’inden fazlası da bağışıklık geliştirdi. Sadece tütün bitkisine zarar veren virüse, bir kanser hastasından alınan antikor genleri eklendi. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Stanford Üniversitesi’nden Profesör Ronald Levy’nin başkanlığındaki ekip bu aşının yan etki olmadan kanser tedavisine bir çare olabileceğini belirtti.</p>
<p>Levy ve ekibi, geliştirilen aşıyı lenf bezi kanserine yakalanan 16 hasta üzerinde denedi. Hiçbirinde yan etki görülmeyen hastaların yüzde 70’inden fazlası da bağışıklık geliştirdi. Sadece tütün bitkisine zarar veren virüse, bir kanser hastasından alınan antikor genleri eklendi. Bu yeni virüse maruz bırakılan tütün bitkisi, bir protein fabrikası gibi çalışmaya başladı. Bağışıklık sisteminin kansere karşı uyarılması fikrinden yola çıktılarını söyleyen Levy, “Bağışıklık sistemi harekete geçtiğinde kansere saldırıp onu öldürebileceğini biliyoruz” diye konuştu. Bağışıklığın uyarılmasının kanser hastalarının tamamen iyileşmesi için yeterli olup olmadığının henüz kesin olarak bilinmediğini belirten araştırmacılar yine de bir gün bu tekniğin özellikle ağır bazı kanserlerin iyileştirilmesini sağlayacağını umuyor.</p>
<p>Böylece kansere karşı bitki esaslı bir aşı insanlar üzerinde ilk kez denendi. Bu aşının önemli yanlarından biri de hızlı geliştirilebilmesi ve fiyatının çok pahalı olmaması. Protein elde etmek için hayvanların kullanıldığı sürecin aylar alabildiğini belirten Profesör Levy, bitkileri işlemenin çok masraflı olmadığını söyledi. Levy, “Tütün bitkilerinin nasıl yetiştirildiğini çok iyi biliyoruz. Bir hafta sonra protein elde edebiliyoruz. Bu kadar hızlı” diye konuştu.</p>
<p>Araştırma, Amerikan Ulusal Bilimler Akademisinin (PNAS) dergisinde yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/tutun-asisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mutluluk Genetiktir</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/mutluluk-genetiktir/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/mutluluk-genetiktir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Psikolojik Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Mutluluk Genetiktir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Mutluluğun büyük ölçüde genlere bağlı olduğu belirlendi. İş, aile ve arkadaşların etkisi ise yalnızca yüzde 10. Bilim adamlarına göre mutluluk büyük ölçüde genlere bağlı. İş, aile ve arkadaşların etkisi ise yalnızca yüzde 10! Farklı üniversitelerde yapılan araştırmaların sonuçları şöyle:
Huzurevine gitmek mutluluk veriyor
California Üniversitesi nden psikolog Sonja Lyubomirsky ve ekibinin araştırmalarına göre iş, aile, sosyal hayat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mutluluğun büyük ölçüde genlere bağlı olduğu belirlendi. İş, aile ve arkadaşların etkisi ise yalnızca yüzde 10. Bilim adamlarına göre mutluluk büyük ölçüde genlere bağlı. İş, aile ve arkadaşların etkisi ise yalnızca yüzde 10! Farklı üniversitelerde yapılan araştırmaların sonuçları şöyle:</p>
<p>Huzurevine gitmek mutluluk veriyor<br />
California Üniversitesi nden psikolog Sonja Lyubomirsky ve ekibinin araştırmalarına göre iş, aile, sosyal hayat mutluluğu yüzde 10 genetik özellikler yüzde 50, davranışlar ise yüzde 40 etkiliyor.</p>
<p>İnsanı mutlu eden davranışlara örnek olarak huzurevine gitmek ya da birine yardım etmek gösteriliyor.</p>
<p>ABD deki Illinois Üniversitesi nin bir araştırması paranın da mutluluk getirmediğini söylüyor.</p>
<p>Temel ihtiyaçlarını karşılayabilen insanlar daha fazla para sahibi olduğunda daha mutlu olmuyor.</p>
<p>Uzun süreli ilişki şart<br />
Yine Illinois Üniversitesi ne göre uzun süreli ve sevgi dolu bir ilişki mutluluğu artırıyor. Bu o kadar önemli ki eşini kaybedenler eski mutlulu yakalayamıyor.</p>
<p>Yaşlılar daha mutlu<br />
Hollanda da 8 bin kişi üzerinde yapılan araştırma düzenli egzersiz yapanların daha mutlu olduğunu kanıtladı. Egzersiz mutluluk hormonu endorfin salgılanmasına yardımcı oluyor.</p>
<p>İngiltere deki Westminster Üniversitesi uzmanları mutluluğun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ortaya koydu. Çikolata koklamak ya da müzik dinlemek kadar küçük mutluluklar bile tükürükteki antibakteriyel dokuları artırıyor. Ayrıca kanda bulunan ve kalp hastalıklarına yol açabilen proteinlerin miktarı azalıyor.</p>
<p>Sydney Üniversitesi uzmanları, yaşlıların beyninde korku ve mutsuzluk merkezinin zayıfladığını, mutluluk duygusunun daha yoğunlaştığını buldu.</p>
<p>Güzelliğin mutluluk üzerinde etkisi sınırlı. İngiltere de Manchester Üniversitesi nde yapılan bir araştırma dişlerini düzeltenlerin, yamuk ve çirkin dişlilerden daha mutlu olmadığını gösterdi.<br />
Avustralyalı uzmanlara göre çikolata, cips gibi yağ oranı yüksek yiyecekler insanı daha mutlu yapıyor.</p>
<p>İngiltere de okullara mutluluk dersi konuyor<br />
İngiltere nin en köklü okullarından 150 yıllık Wellington College da artık seçkin öğrencilere haftada 2 saat mecburi mutluluk dersi veriliyor. Bu derste hem mutluluk üzerine felsefi tartışmalar ve bilimsel araştırmalar konu alınıyor hem de düzenli uyku, egzersiz ve sağlıklı beslenmenin mutluluk için ne kadar önemli olduğu anlatılıyor. İngiltere de devlet liselerinde de mutluluk üzerine kitaplar okutuluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/mutluluk-genetiktir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>C Vitamini Kanseri Engelliyor</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/c-vitamini-kanseri-engelliyor/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/c-vitamini-kanseri-engelliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:25:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yemekler]]></category>

		<category><![CDATA[C Vitamini Kanseri Engelliyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[WASHINGTON - Karaciğer kanseri gibi hızlı gelişen kanserlerin, çevrelerindeki tüm oksijeni yakarak büyük enerji tükettikleri için yaşamlarını sürdürebilmeleri HIF-1 adı verilen proteine bağlı bulunuyor.

C vitamini gibi antioksidanlar, bu serbest kökleri imha ediyor ve HIF-1’i nötralize ederek kanserli tümörün gelişimini engelliyor.
Yaklaşık 10 yıl önce ABD’li araştırmacılar tarafından keşfedilen bu protein, hücrelerde kullanıma hazır oksijeni dengeliyor. Ancak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>WASHINGTON - Karaciğer kanseri gibi hızlı gelişen kanserlerin, çevrelerindeki tüm oksijeni yakarak büyük enerji tükettikleri için yaşamlarını sürdürebilmeleri HIF-1 adı verilen proteine bağlı bulunuyor.</strong><br />
<strong><br />
C vitamini gibi antioksidanlar, bu serbest kökleri imha ediyor ve HIF-1’i nötralize ederek kanserli tümörün gelişimini engelliyor.</strong></p>
<p>Yaklaşık 10 yıl önce ABD’li araştırmacılar tarafından keşfedilen bu protein, hücrelerde kullanıma hazır oksijeni dengeliyor. Ancak, bu protein serbest kökleri ve çok reaktif bir molekül olmadan faaliyet gösteremiyor. Serbest köklerinse yaşlanmada rol oynadığı sanılıyor.</p>
<p>Kanserolog Profesör Dr Chi Dang ve ekibi, antioksidanların harekete geçirdiği bu mekanizma sayesinde, bunların tedavi edici etkilerinin azami düzeye ulaştırılabileceğini belirtiyorlar.</p>
<p>Yaklaşık 30 yıl önce Nobel Tıp Ödülü sahibi Dr Linus Pinus, ilk kez C vitamininin kanseri önleyici etkisi olabileceği görüşünü ileri sürmüştü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/c-vitamini-kanseri-engelliyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku Veren Yiyecekler</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/uyku-veren-yiyecekler/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/uyku-veren-yiyecekler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:25:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yemekler]]></category>

		<category><![CDATA[Uyku Veren Yiyecekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[Bir bardak ılık sütün bir efsane olmadığı, gerçekten de uykuya yardımcı olduğunun anlaşılmasıyla,  son dönemde uykuya yardımcı olan yiyecekler merak konusu oldu.  Süt gerçekten uykuya yardımcı oluyor mu?
Başka hangi yiyecekler mışıl mışıl uyumanıza sağlıyor?  Tüm bu soruların cevabını kısaca vermeye çalışalım.
Öncelikle uyku gıdalarının en ünlüsü yani ılık süte değinelim.  Sütün uykuya destek olmasının esas nedeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir bardak ılık sütün bir efsane olmadığı, gerçekten de uykuya yardımcı olduğunun anlaşılmasıyla,  son dönemde uykuya yardımcı olan yiyecekler merak konusu oldu.  Süt gerçekten uykuya yardımcı oluyor mu?</p>
<p>Başka hangi yiyecekler mışıl mışıl uyumanıza sağlıyor?  Tüm bu soruların cevabını kısaca vermeye çalışalım.</p>
<p>Öncelikle uyku gıdalarının en ünlüsü yani ılık süte değinelim.  Sütün uykuya destek olmasının esas nedeni içindeki “triptofan” isimli bir madde.  Vücudunuz bu maddeyi mutluluk hormonu “serotonin” ve uyku hormonu “melatonin” yapımında kullandığından ılık süt üzerine de biraz bal eklediğinizde uykuya yardımcı oluyor.  Triptofan sadece sütte de bulunmuyor.  Tahıllar, muz, peynir, hindi eti ve fıstık da bu maddeyi bol bol içeriyor.  Akşam yemeğinden birkaç saat sonra bu yiyecekleri içeren ufak bir ara öğün atıştırmanız uykunuza fayda sağlayacaktır.  Bu ara öğünlerin bol karbonhidrat, az biraz da protein içermesi ve hafif olması gerektiğini belirtelim.  Az yağlı veya yağsız sütle hazırlanmış küçük bir kase tahıllı kahvaltı gevreği, ince bir dilim peynir veya hindi etiyle birkaç parça kraker yemek sizi uyku öncesinde rahatlatabilir.  Ancak kilo sorunu yaşıyorsanız bu kalorileri de hesaba katmalısınız.</p>
<p>Yatmadan önce ağır, baharatlı, mayalı yiyeceklerden ve gazlı, alkollü, kafeinli içeceklerden kaçınmanız da yararlıdır.  Yatmadan önce yenen aşırı proteinli yiyeceklerin uyarıcı etki yaparak uykunuzu kaçırabileceği de aklınızda olsun.  Bu nedenle  et ve et ürünlerinden zengin yiyecekleri öğle yemeğine bırakmalısınız.  Kaliteli bir uykuyu garanti etmek istiyorsanız hazırlıklarınıza sabah saatlerinden itibaren başlanmanız daha yararlıdır.  Güne iyi bir kahvaltı ederek başlamanız, öğle yemeklerini daha hafif yemeniz, akşam yemeklerini yatma saatinizden en az 3-4 saat önceye kaydırmanız size fayda sağlayacaktır. İyi bir beslenme düzenin yanında sağlıklı bir kilo aralığında bulunmanız da uyku apnesi gibi sorunları önleyerek rahat uyumanızı sağlayacaktır.   Bir de uykuya yardımcı olan besin destekleri var.  Bunlar arasında melatonin, 5-hidroksi-triptofan (5-HT), valerian destekleri, melisa ve papatya çayları en bilinenleri.  Ancak yine de herhangi bir besin desteği almadan önce doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Uyku sorunlarınızı bu yiyeceklerle çözemiyorsanız yatak odanızın ısısını, ışığını tekrar gözden geçirmeniz de faydalıdır. Ayrıca yatmadan önce ılık duş yaparak, kitap okuyarak, müzik dinleyerek,  sevdiğiniz bir kişi veya olayı düşünerek de rahatlayabilirsiniz. Her gün aynı saatte uyumaya ve uyanmaya özen göstermeniz, yatma saatinden hemen önce ağır egzersizler yapmaktan kaçınmanız da şart.  Bütün bu önerilere rağmen hâlâ kaliteli bir uyku uyuyamıyorsanız, o zaman mutlaka uzman bir hekime başvurmanız gerektiğini unutmamalısınız. Uyku sorunlarınız başka bir sağlık probleminin belirtisi olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/uyku-veren-yiyecekler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ayı Sarımsağı</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/ayi-sarimsagi/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/ayi-sarimsagi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:21:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>

		<category><![CDATA[Ayı Sarımsağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Ayısarımsağının kan temizleyici ve mide-bağırsak sistemini temizleyici etkisinden, ilkbaharda yapılan bir beden temizleme küründe yararlanılabilir. Nisan-mayıs aylarında bitki çiçeklenmeden önce, yeşil yapraklar toplanır ve çiğ tüketilir. Yıkanıp ince doğrandıktan sonra, maydanoz gibi, yemeklerin üstüne serpiştirilir. Ayısarımsağı yaprakları salatalarda kullanılabilir veya ıspanakla karıştırılarak yemeği pişirilebilir.
Orman sarımsağı, yabani sarımsak gibi adlarla da anılan ayısarımsağı, genel anlamda, kültür [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="icerik">Ayısarımsağının kan temizleyici ve mide-bağırsak sistemini temizleyici etkisinden, ilkbaharda yapılan bir beden temizleme küründe yararlanılabilir. Nisan-mayıs aylarında bitki çiçeklenmeden önce, yeşil yapraklar toplanır ve çiğ tüketilir. Yıkanıp ince doğrandıktan sonra, maydanoz gibi, yemeklerin üstüne serpiştirilir. Ayısarımsağı yaprakları salatalarda kullanılabilir veya ıspanakla karıştırılarak yemeği pişirilebilir.</p>
<p>Orman sarımsağı, yabani sarımsak gibi adlarla da anılan ayısarımsağı, genel anlamda, kültür sarımsağının özelliklerinin çoğuna sahiptir. 40 cm kadar yükselen bitki gölgeli ve nemli bölgelerde, çalılıklarda ve orman alanlarında yetişir. Ülkemizde Doğu Karadeniz Bölgesinde yaygınlıkla görülür. Sapının ucunda beyaz bir topu andıran çiçeği vardır ve kokusu güçlüdür. Yapraklarda kan temizleyici özellik taşır, tentür biçiminde ayısarımsağı unutkanlığa ve bronşite karşı başarıyla kullanılabilir. Yüksek kan basıncı, damar sertliği ve şişkinlik de başta gelen kullanım alanlarıdır.</p>
<p>Toplama: Dikkat, zehirli acıçiğdemle karıştırılmamalıdır! Nisan ve mayıs aylarında toplanan yapraklar yalnızca tazeyken kullanılmalıdır, kuruduğunda iyileştirici gücünü yitirir. Ayısarımsağı soğanı ise sonbaharda sökülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/ayi-sarimsagi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şeftali - Şifalı Bitki</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/seftali-sifali-bitki/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/seftali-sifali-bitki/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:16:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>

		<category><![CDATA[Şeftali - Şifalı Bitki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Tüylü ve tatlı bir meyve o, hemen anladınız tabi şeftaliden bahsettiğimizi. Kimi tüylerinden dolayı dokunamaz ona, veya hiç yemez. ama o kadar çok yararı var ki şeftalinin. Yalnız yararlarından önce biz zararından daha doğrusu yan etkisinden bahseyeyim. Fazla yenmesi kabızlığa sebep oluyor. Gelelim yaralarına ; Ağız kokusunu alır.
*Böbrek taşlarını eritir.
*Bağırsak kurtlarını öldürür ve olgunu yumuşaklık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span>Tüylü ve tatlı bir meyve o, hemen anladınız tabi şeftaliden bahsettiğimizi. Kimi tüylerinden dolayı dokunamaz ona, veya hiç yemez. ama o kadar çok yararı var ki şeftalinin. Yalnız yararlarından önce biz zararından daha doğrusu yan etkisinden bahseyeyim. Fazla yenmesi kabızlığa sebep oluyor. Gelelim yaralarına ; Ağız kokusunu alır.<br />
*Böbrek taşlarını eritir.<br />
*Bağırsak kurtlarını öldürür ve olgunu yumuşaklık yapar.<br />
*Kanı zehirlerden temizler.<br />
*Gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır.<br />
*Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür.<br />
*Bol miktarda idrar söktürür.<br />
*Meyvesi hazmı kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler.<br />
*Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.<br />
*Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.</span></p>
<p align="justify"><span>Bağırsak problemi olanlara şeftali çayı tarifi verelim bir de ;<br />
*Şeftali çiçeğini kuru yada tazesini 1 litre kaynayan suya 10 gr atın. 10 dakika bekletin.çay gibi içilirse bağarsaklara yumuşaklık verir öksürüğü hafifletir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/seftali-sifali-bitki/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İftarda içilen sigara daha zararlı</title>
		<link>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/iftarda-icilen-sigara-daha-zararli/</link>
		<comments>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/iftarda-icilen-sigara-daha-zararli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:14:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sigaranın Zararları]]></category>

		<category><![CDATA[İftarda içilen sigara daha zararlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[İftarda içilen sigara daha zararlı
Konya - Sigarayla Savaşanlar Vakfı Kurucu Başkanı Ubeyd Korbey, iftar yemeğinin kalp atışlarını hızlandırdığını, bu nedenle iftardan hemen sonra içilen sigaranın kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırdığını söyledi.
Korbey, dünyada her 6 saniyede bir kişinin sigaradan öldüğünü belirterek, Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kişinin sigara kullandığını söyledi. Korbey, ”Ramazan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="baslik2"><span id="contextual">İftarda içilen <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" class="adsmartlinkR6040R" onclick="adsClickActionR6040R('click', 'sigara', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6040R('over', 'sigara', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6040R('out', 'sigara', event, this);return true;">sigara</span></span> daha zararlı</span></p>
<p><span id="contextual">Konya - Sigarayla Savaşanlar Vakfı Kurucu Başkanı Ubeyd Korbey, iftar yemeğinin <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" class="adsmartlinkR6040R" onclick="adsClickActionR6040R('click', 'kalp', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6040R('over', 'kalp', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6040R('out', 'kalp', event, this);return true;">kalp</span></span> atışlarını hızlandırdığını, bu nedenle iftardan hemen sonra içilen sigaranın <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" class="adsmartlinkR6040R" onclick="adsClickActionR6040R('click', 'kalp krizi', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6040R('over', 'kalp krizi', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6040R('out', 'kalp krizi', event, this);return true;">kalp krizi</span></span> ve <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" class="adsmartlinkR6040R" onclick="adsClickActionR6040R('click', 'damar', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR6040R('over', 'damar', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR6040R('out', 'damar', event, this);return true;">damar</span></span> tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırdığını söyledi.</span></p>
<p>Korbey, dünyada her 6 saniyede bir kişinin sigaradan öldüğünü belirterek, Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kişinin sigara kullandığını söyledi. Korbey, ”Ramazan ayında sigara içimine dikkat etmek lazım. Sigara, ramazan ayında diğer dönemlere oranla daha fazla risk oluşturuyor. Gün boyunca kişi aç kalıyor. İftar yemeği kalp atışlarını hızlandırıyor. Bu nedenle kanın dolaşımının rahat olması lazım. Kan dolaşımının hızlanma süreci içinde sigara kana karışırsa kan koyulaşır. Damarlar üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Tiryakiler yemekten sonra yoğun şekilde içiyor. İftardan hemen sonra içilen sigara, kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırıyor” dedi.</p>
<p>İftarda birbiri ardına içilen sigaranın kanın oksijen taşıma yeteneğini azalttığını ve bunun vücuda ciddi zararlarının olduğunu belirten Korbey, “Beyin kanaması, damar tıkanıklığı ve felç olma riskini de 10 kat arttırıyor. Sigara mutlaka içilmesi gerekiyorsa yemek bitiminden sonra 15-20 dakika, vücudun yemekten kaynaklanan yükünün hafiflemesi beklenmelidir. Oruçlu insanın sigarayı bırakması çok kolay, sadece biraz çaba gerekiyor. Ülkemizde her yıl 20 bin civarında akciğer kanseri vakası ortaya çıkıyor. Bunların yüzde 97’si sigaradan kaynaklanıyor. Sigara kaynaklı akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 10′u ise pasif içiciler” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sdxbcmy.com/2008/10/01/iftarda-icilen-sigara-daha-zararli/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
